Müziğin İyileştirici Gücü

in YAZILAR
18. 10. 03
posted by: Administrator

 
Müzikle her geçen gün daha fazla sarılıyoruz. Müzik, sosyal ve hatta ruhsal bir birleşme; gözlerinizin önüne birlikte dua eden yüzlerce din insanını veya stadyumda takımları için tek bir ağızdan marşlar haykıran taraftarları getirin. Müzik aynı zamanda, ruh durumlarını düzenlemek için insanların kullandıkları bir "kendi kendini iyileştirme" aracı.
Müziğin, bizi acıdan alarak sevinçten kendinden geçmeye götürdüğü hızlı akışı kontrol edebilir miyiz? Anında duygusal bir tepki vermeyi sağlayan belirli, herhangi bir akort dizisi, ritim veya cihaz var mıdır?

Müzik üretmeyi ve üretilen müziği beğenmeyi bedenlerimiz mi yönlendiriyor? Musiki yetenek doğuştan mıdır?

En önemli kuramlardan birine göre, seslerin dizilişini ve bütünlüğünü "müzik" olarak nitelendirmemizi fizyolojimiz yönlendiriyor. Müzikteki en popüler bazı ritimler, vücudumuzdaki ritmik düzenleri yansıtıyor; kalp atışı ve solunum gibi.

New Scientist bilim dergisinin "Müziğin Gücü" başlığı altında, müziği ve onun toplumsal ve psikolojik gücünü bir çok açıdan ele alan bir dizi ilginç yazı yayımlandı. Bu yazıların ana konularını sizlere ileteceğiz.

 
İki tür şarkı

İngiltere’nin ünlü psikologlarından olan ve müziğin sosyal ve toplumsal psikolojisini de inceleyen John Sloboda’ya göre, müzikteki en önemli duygusal "sinyaller"den bazıları, insanın konuşmasına ses veriyor.

Duygularımızı ifade ederken, sesi alçaltmak gibi konuşmamızla oynarız. Aynı şekilde müzikle de oynadığımızda, müzik duygusal çıkar. Sloboda, insana ait temel duygular tüm kültürlerde ortak olduğuna göre, bu oynamanın da birçok müzik türünün evrensel çekiminin nedenini açıklayacağını söylüyor.
Bir zamanların en büyük hitlerine imza atmış Stock, Aitken ve Waterman üçlüsünden Mike Stock, var olan yalnızca iki tür şarkı olduğunu söylüyor: "Mutlu olduğunuz ve üzgün olduğunuz şarkılar."

Sloboda’ya göre, duygularımızın başlıca özelliği değişmeyi fark etmeye ayarlı olmaları. Bu değişim, aşık olma veya piyango kazanma gibi olumlu, hastalık veya sevdiğimiz birinin ölümü gibi olumsuz olabilir. Her iki durumda da değişimin mesajı nettir: dikkat!

 
Müzikte kültür

Düzenleri, dahası düzendeki sapmaları fark etmede inanılmaz yetenekliyiz. Müzik seste düzen demek olduğuna göre, melodi, yapı ve ritimdeki çeşitliliklerle bizi "ağına almasına" şaşmamak lazım. İnsanlar müzik dinledikçe düzenleri kulaktan öğreniyor ve herhangi bir eğitim olmadan bir sonraki düzenin ne olacağını tahmin edebiliyor.
Bu beklentilerin karşılanmaması halindeyse, müzikal sürprizler kaçınılmaz bir şekilde duygusal tepkilere yol açıyor.

Müziğin bir de tabii ki kültürel öğesi var. Gam, ton ve armoninin kullanımı dünyanın her tarafında değişiktir. Özellikle Batı’da, kültürel değişimler popüler müziği birkaç yıl içinde değiştirebilir. Stock, 1980’lerdeki pop müziğin dakikada 120 olan standart vuruşunun bugün 136’ya çıktığını, bunun nedenini de büyük ölçüde klüplerdeki extasy kullanımı olduğunu söylüyor.

 

Bebek ve şarkı

Tüm bunların ne kadarı doğuştan? Bazı araştırmacılar, müziğe verilen tüm tepkilerin temelinde tek bir sistem aramakta çekimser. Bunun bir bölümü, beyninde zedelenme yaşayan hastaların müziğe anormal tepkiler verdiğini ortaya koyan çalışmalardan kaynaklanıyor.

Örneğin bir kadın, önceleri kendisine tanıdık gelen melodileri fark etmede sorunlar yaşadı. Kendi müzik arşivinden alınan Albinoni’nin Adagio’su çalındığında hasta bu müziği daha önce hiç duymadığını söylemiş, ancak müziğin kendisini mutsuz ettiğini ve bu hissin de kendisine Adagio’yu anımsattığını eklemişti.

Diğer araştırmacılarsa, bulgular için anne ve bebeklerini inceliyorlar. Bir araştırma, bebeklerin, konuşmalardan çok şarkılara tepki verdiğini ortaya koydu. 6 aylık bebekler, annelerinin şarkı söylemesi karşısında "hipnotize oluyorlardı."
 
Yaratılıştan gelen müziğe karşı bu ilgi, müzikle tedavileri de destekliyor. Travma, sakatlanma veya hastalık ne olursa olsun, doktorlar herkesin müziği iletişim aracı olarak kullanabileceğini vurguluyor.

 

Müziği yaratmak

Peki ya müziğin yaratılması nasıl bir şey? Blade Runner ve Chariots of Fire filmlerinin müziklerini yapan Vangelis, Stock’tan çok farklı bir türde müzik yapıyor, ancak iki müzisyenin yaratma aşamalarında yaşadıkları büyük benzerlikler gösteriyor.

Her ikisi de, bir hit, ödül alan bir film müziği veya bir şarkı olsun, yaratıcı ilhamın müziğe nasıl dönüştüğü konusunda net değil.

Stock, "bir anda bir şeyler oluyor ve elinde daha önce senin olmayan bir şey duruyor" diyor. Vangelis içinse bu bir "mantıklı düşünmeme sorunu".

Bu, müzisyenlerin kendilerini yükselmiş ve meşgul hissettiği, zaman ve mekan kavramının bulunmadığı, tam bir zihin meşguliyeti durumuna geçtiklerini belirten Sloboda’nın fikirleriyle de benzerlik gösteriyor.

Müzikle her geçen gün daha fazla sarılıyoruz. Bundan kaçamayız. Müzik, sosyal ve hatta ruhsal bir birleşmedir; gözlerinizin önüne birlikte dua eden 1000 Budist’i veya stadyumda takımları için tek bir ağızdan marşlar haykıran taraftarları getirin.

Müzik aynı zamanda, ruh durumlarını düzenlemek için insanların kullandıkları bir "kendi kendini iyileştirme" aracı. Sloboda’ya göre ayrıca, 21. yüzyılda insanlar artık müziği konser salonlarından ve kiliselerden çok arabalarında yaşayacak.

 

Hürriyet

Elementlerin Ad ve Sembollerinin Asıl Kaynakları

 

 

Element, Grekçe’de “elementa” kelimesinden türemiştir ve bir merdivenin ilk basamaklarına tırmanmak anlamına gelir. Bir bilim veya metodun ilk unsurları anlamına gelen bu kelime, ayni zamanda kimyada farklı atom yapısına sahip 108 madde türlerine de denilir. Ancak simya, astroloji [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Bir Kendini Bilme Sanatı; Astroloji - 2.Bölüm

 

 

Bazen bazı gezegenler, doğum haritasında bulundukları konumları yüzünden, kimliğinizi yani Güneş’ inizi rahat ifade etmenizi önleyici durumlar yaratabilirler. Örneğin Güneş’iniz Aslan burcundayken, Mars yengeç burcundaysa, bir Aslan gibi kükremezsiniz, savaşınızı verirken. [ ... ]

ASTROLOJİ YAZILARIDevamını oku...
Ancak Olgun İnsanlar Sevebilir

 

Osho yazdı;

Sevgi sadece sen olgunsan gerçek olur. Sadece bir yetişkin olduğunda sevmeye muktedir olursun. Sevginin bir ihtiyaç değil, bir dolup taşma olduğunu anladığında o zaman, hiçbir koşul olmadan onu verebilirsin.

Sözde sevgi kişinin başkasına olan derin ihtiyaçından gelirken, [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Seçici Olan Yırtıcı Olur

 

Tahir M. Ceylan yazdı; Kurtlarla kartallar yiyeceğini seçer, çakallarla akbabalarsa seçmeden yer; o yüzden kurt çakaldan, kartal akbabadan yırtıcıdır. İnsanlarda da farklı değil, yediği yemeği, giydiği elbiseyi fazla irdeleyen, karşıdakini zar zor beğenen erkek ya da kadınlar [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Eşruhumuzu Nasıl Buluruz?

 

Ertan Yurderi yazdı; Spiritüel konularla uğraşan kişilerin ağzına pelesenk olmuş bir kavram vardır. Eşruh konusudur bu... Bu kişiler hep bir gün eşruhlarıyla karşılaşacakları anı bekler dururlar... Bence bu nosyonun da bir illüzyon olabileceği şüphesi var içimde... Umarım [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Cadılar ve Büyüler

 

Cadıların ne olduklarını ve ne yaptıklarını bilmeyeniniz yoktur herhalde… Ben karacadılıkla suçlanana kadar açıkcası cadılarla pek fazla ilgilenmiyordum, hatta büyü kavramı benden tamamiyle uzaktı. Yapanı şiddetle kınar ve yoluma devam ederdim. Nerden bilebilirdim ki seçimlerimin [ ... ]

BLOG-NOTDevamını oku...
Buda ve Budizm

 

Budizm'in kurucusu Buda (Guatama, Gotama) ( MÖ.563 - 483 ) Kuzey Hindistan'da Lumbini koruluğunda doğmuş bir filozoftur. Buda “aydınlanmış” anlamına gelir. Budizm'in en güçlü yayılma dönemi Hint Hükümdarlarından Aşoka (MÖ. 273 - 236) zamanına rastlar. Aşoka zamanında Budizm [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Değişik Bir Evrim İddiası

 

İngiliz evrim teorisyeni Oliver Curry, insanoğlunun 3000 yılına gelindiğinde evriminin doruğuna ulaşacağını ve daha sonrasında iki ayrı türe bölüneceğini öne sürdü.


BBC’ye yaptığı açıklamanın bir benzerini İngiliz televizyon kanalı Bravo’da tekrarlayan London School [ ... ]

YAZILARDevamını oku...
Astrolojide Aşk Başkadır- 2.Bölüm

 

İki kişinin karşılıklı harita uyumunu incelerken, kişilerin birbirlerinin hangi hayat alanlarını canlandırıp, hangi alanlarda sıkıntı ve sorun yaşatacağını ise, kişilerin gezegenlerinin birbirlerinin doğum haritalarında ki hangi evlere düştüğüne bakarak da görmek mümkündür. [ ... ]

ASTROLOJİ YAZILARIDevamını oku...
Diğer yazılar...